Aşırı Düşünme ve Stresin Fiziksel Etkileri
Günlük hayatın getirdiği stres, kaygılar ve aşırı düşünme, yalnızca ruh sağlığını değil, fiziksel sağlığı da ciddi şekilde etkiliyor. Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan, aşırı düşünme, tükenmişlik sendromu ve depresyon gibi faktörlerin kronik ağrılara neden olduğunu belirtti. Stresin vücutta inflamasyonu tetiklediğini ve baş, boyun, sırt ve bel gibi bölgelerde ağrıya yol açabileceğini vurguladı.
Kronik Ağrıların Nedenleri
Prof. Dr. Tozan, aşırı düşünmenin geçmişte yaşanan olaylara takılı kalmak veya gelecekle ilgili endişelerle sürekli zihni meşgul etmek olduğunu ifade etti. Bu durum, kaygı ve stres seviyesini artırarak uyku problemleri, karar verme güçlüğü ve tükenmişlik sendromuna yol açıyor. Depresyon ise kişinin kendini değersiz hissetmesine, mutsuzluk ve karamsarlığa neden oluyor. Bu duygu durumları, vücutta ağrı mekanizmalarını tetikleyebiliyor.
- Uykusuzluk ve yorgunluk hissi
- İştahsızlık veya aşırı yeme isteği
- Karar verme güçlüğü ve kaçınma davranışları
- Panik atak ve takıntılı düşünceler
Ağrıların Fizyolojik Temelleri
Stres, kortizol hormonunu yükselterek vücudun doğal tamir mekanizmasını bozuyor. Mutluluk hormonları olarak bilinen dopamin, serotonin ve endorfin seviyelerinin düşmesi, inflamasyonu artırıyor ve ağrıya neden oluyor. Bu süreç, kas-iskelet sistemi bozukluklarına, diş sıkma (bruksizm), gerilim tipi baş ağrısı, boyun ve sırt ağrıları gibi sorunlara yol açıyor.
Prof. Dr. Tozan, kronik ağrıların tedavi edilebilir olduğunu vurgulayarak, "Bu ağrılar kader değildir. Kendimizden başlayarak, olumlu düşünmek, şükretmek ve yapabildiklerimize odaklanmak işe yarayabilir" dedi. Ayrıca, nefes egzersizleri, düzenli yürüyüş, yoga ve meditasyon gibi aktivitelerin ağrıyı azaltmada etkili olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, kronik ağrıların altında yatan psikolojik nedenlerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Uzman desteği almak ve yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler, ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilir.